
Şeyma Arslan’ın sanatı rahatsız ediyor. Kemikler, kurumuş kökler, ölümün sessizce işlediği malzemeler. Ama bu rahatsızlık geçici değil. Ankara’dan çıkan bu genç sanatçının “majronyh” imzasıyla yarattığı işlerde, hem tuvalde hem de üç boyutta, Instagram’ın pürüzsüz güzelliklerine karşı doğanın ham, çürüyen ama bir o kadar da canlı yüzü konuşuyor.

“The Cycle of Rebirth“, 2025 https://www.instagram.com/p/DP637zUjBGz/
Arslan, elinde kağıt ve kalemle, tıpkı heykelde olduğu gibi doğanın terk edilmiş parçalarını yeniden kuruyor. İllüstrasyonları, heykellerinin iki boyutlu devamı gibi. Aynı karanlık atmosfer, aynı “vulture culture” bakışı -ölümden sonra gelen yeniden yapılanmayı, çürüyen bedenlerden beslenen yaşamı görmek- bu kez çizgilerle aktarılıyor. Detaylı, yoğun, neredeyse tıbbi bir titizlikle işlenmiş kemik çalışmaları, kağıt üzerinde canlanıyor.
Görsel dilinde karanlık bir atmosfer var. Ay, gölge, ölüm ve doğanın bilinmezliği hem tuvalde hem de heykelde hakim. Ama bu gotik bir şov değil; içsel bir arayışın dönüşümü. Polyester döküm heykellerle dolu bir atölyede büyümüş olmasına rağmen, sentetik malzemeler yerine doğanın kendi döngüsünü kullanıyor. Plastiği değil, çürümeyi. Bu tavır, çizgilerinde de kendini gösteriyor. Dijital araçları kullanırken bile, hissettirdiği doku toprak, kemik ve çürüyen odun gibi.

Kırılgan Bir Var Olma Alanı, 2025 https://www.instagram.com/majronyh/p/DOHAo5IiPMk/
İnsan figürü merkezinde ama insan merkezci değil. Kemiklerle kökleri birleştirmesi, insanın doğadan ayrı olmadığını, ölümün de bu döngünün parçası olduğunu kanıtlıyor. Sanatın rahatlatması gerektiği beklentisine meydan okuyan bir üretim bu. Rahatsız edici ama aynı zamanda erdemli. Fotoğraflarındaki “cool” imajla konuşurkenki utangaç hali arasındaki gerilim, işlerinin özündeki çelişkiyi yansıtıyor: dışarıda punk, içeride şiir.

Doğada Yeniden Var Olma Üzerine V https://www.instagram.com/majronyh/p/DTlPLVRjOaU/
Sanatını yoğun duygusal dönemlerde daha verimli ürettiğini söylemesi, travmayı süslemek değil onu işlemek olduğunu gösteriyor. Şeyma Arslan’ın karanlık estetiği trend değil; gerçek bir üretimin işaretleri. Doğanın karanlık şiirini içselleştirmiş ve kendi duygusal diline çevirmiş. Uzun soluklu bir yürüyüşe hazır gibi görünüyor, belki yolun bir yerinde 77’den bir numara seçer.

Tin Zehirlenmesi https://www.instagram.com/majronyh/p/DTlPLVRjOaU/






