
Dünya genelinde yüz milyonlarca insanı etkileyen uyku apnesi için onlarca yıl sonra gerçek anlamda bir ilaç tedavisi ufukta belirmiş olabilir. Almanya Köln Üniversitesi ve İsveç Göteborg Üniversitesi’nin ortak öncülüğünde yürütülen araştırmada bilim insanları, 1950’lerden bu yana epilepsi tedavisinde kullanılan sultiam adlı ilacın, uyku apnesi hastalarında nefes durma krizlerini plaseboya kıyasla yüzde 16 ile 35 arasında (mutlak değişimde ise yüzde 47’ye kadar) azalttığını klinik bir çalışmayla kanıtladı.
Uyku Apnesi Neden Ciddi Bir Sorun?

Tıkayıcı (obstrüktif) uyku apnesi (OSA), uyku sırasında üst hava yollarının anlık olarak kapanması sonucu nefes almanın defalarca durmasıyla karakterize bir bozukluktur. Bu durum yalnızca gece boyunca can sıkıcı horlamalar ve uyku kesintilerine yol açmakla kalmaz; bilişsel bozukluklar, kardiyovasküler hastalıklar ve insülin direnci gibi ciddi uzun vadeli sağlık sorunlarıyla da güçlü biçimde ilişkilendirilmektedir. Bazı araştırmalar, önümüzdeki yıllarda uyku apnesi vakalarının yaklaşık yüzde 50 artabileceğini öngörmektedir.

Bugüne kadar standart tedavi, geceleri üst hava yolunu açık tutmak için basınçlı hava pompalayan CPAP (sürekli pozitif hava yolu basıncı) makineleri olmuştur. Ne var ki bu kullanımı güç, hantal cihaz birçok hasta tarafından rahatsız edici bulunmakta; hastaların yarıya kadarı ilk yıl içinde cihazı bırakmaktadır. 2024’ün sonlarında ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), obez hastalar için tirzepatid (Mounjaro/Zepbound) adlı ilaçı onaylamış olsa da bu ilaç uyku apnesini ağırlıklı olarak boyundaki yağ dokusunu eriterek dolaylı yoldan iyileştiriyor; hava yolu kas gerginliği veya solunum kontrolü gibi kök nedenleri doğrudan hedef almıyor.
Sultiam: Eski İlacın Yeni Keşfi
Sultiam, ilk olarak 1950’lerde sentezlenen ve bugün birçok Avrupa ülkesinde, Japonya’da ve Avustralya’da çocukluk çağı epilepsisi tedavisinde kullanılan bir antikonvülzan (sara ilacı) olup ABD’de henüz onaylı değildir. İlacın uyku apnesindeki etkisi ise tamamen farklı bir mekanizma üzerinden işliyor: Sultiam, karbonik anhidraz adlı enzimi inhibe ederek vücudun solunum yanıtını güçlendiriyor ve üst hava yolu kas aktivitesini artırıyor. Bu etki, CPAP’ın mekanik baskısına ya da tirzepatidin kilo kaybı mekanizmasına benzemiyor; ilaç, uyku apnesinin fizyolojik kökenlerine doğrudan müdahale ediyor.
FLOW Çalışması: Bulgular Ne Diyor?
Çok merkezli Faz II FLOW klinik çalışması, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü bir tasarıma sahipti. Belçika, Çekya, Fransa, Almanya ve İspanya’daki 28 klinik merkezde 535 kişi tarandı ve 298 hasta çalışmaya alındı; tüm katılımcılar 18-75 yaş aralığında, tedavi görmemiş, orta-şiddetli OSA tanılı bireylerdi. Çalışmayı tamamlayan 240 katılımcının yüzde 74’ü erkek, yüzde 26’sı kadındı.
Hastalar dört gruba ayrıldı: Bir grup plasebo, diğerleri yatarken günde bir kez sırasıyla 100 mg, 200 mg veya 300 mg sultiam aldı ve bu düzen 15 hafta boyunca sürdürüldü. Birincil sonuç ölçütü olan Apne-Hipopne İndeksi (AHI)‘nde yani saatteki nefes durma sayısında plaseboya kıyasla belirgin düşüşler gözlemlendi:

Araştırmacılar, 200 mg dozun etkinlik ile güvenlik dengesi açısından en uygun seçenek olduğunu vurguladı. Yan etkiler doz arttıkça belirginleşti: 300 mg grubunda hastaların yüzde 57’sinde uyuşma (parestezi), yüzde 15’inde baş ağrısı bildirildi.
Araştırmacılar Ne Diyor?
Göteborg Üniversitesi Sahlgrenska Akademisi’nden göğüs hastalıkları profesörü Jan Hedner, bulguları şu sözlerle yorumladı: “Bu tedavi stratejisi üzerinde uzun süredir çalışıyoruz ve sonuçlar uyku apnesinin farmakolojik olarak gerçekten etkilenebileceğini gösteriyor. Bu çığır açıcı bir gelişme gibi hissettiriyor; etkinin zamanla sürdürülüp sürdürülmediğini ve daha geniş hasta grupları için güvenli olup olmadığını belirlemek amacıyla daha büyük ve uzun çalışmalara geçmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.”
Mevcut Diğer Alternatifler ve Genel Tablo
CPAP dışındaki seçenekler şu an oldukça sınırlı. Ağız içi apareyler diş kapanışını bozabilir; ağzı bantlama gibi yöntemler araştırmalarla desteklenmemektedir. Dil üzerine elektrik uyarısı veren implantlar veya didgeridoo (Avustralya borusu) çalma egzersizleri ise sınırlı erişim ya da zayıf kanıt düzeyi sorunlarıyla karşı karşıya. Tirzepatid yalnızca obez hastalarda işe yarıyor; zayıf hastalarda ya da altta yatan kas/solunum kontrol bozukluğu durumlarında etkisiz kalıyor.
Sultiam, hem kilodan bağımsız hem de mekanik cihaz gerektirmeyen bir alternatif sunması bakımından bu boşluğu doldurmaya aday görünüyor. Dahası, ilaç zaten onlarca yıldır insan üzerinde kullanıldığından temel güvenlik profiline dair kapsamlı bir birikim mevcut; bu da yeni bileşiklere kıyasla klinik geliştirme sürecini hızlandırabilir.
Sırada Ne Var?
Araştırmacılar, bir sonraki adım olarak Sultiam’ın daha geniş hasta gruplarında uzun vadeli etkinliğini ve güvenliğini test edecek Faz III çalışmalarına geçilmesini planlıyor. Sultiam’ın yalnızca belirli OSA alt tiplerinde mi (örneğin solunum kontrolü bozukluğu baskın olanlarda) daha etkili olduğu sorusu da yanıt bekliyor. Eğer Faz III sonuçları da benzer başarıyı doğrularsa, yakın gelecekte uyku apnesi olan milyonlarca kişi yüzünde maske takmak yerine yatmadan önce küçük bir tablet ile uyumaya başlayabilir.
Kaynaklar
- https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0140673625011961
- https://www.sciencealert.com/repurposed-drug-improves-sleep-apnea-by-up-to-50-in-clinical-trial
- https://www.gu.se/en/news/first-drug-treatment-for-sleep-apnea-within-reach
- https://apnimed.com/article/apnimed-announces-publication-in-the-lancet-of-positive-phase-2-results-demonstrating-sulthiames-eff





